Arivehayat

Arıcılık Nasıl Yapılır? Arıcılığa Nasıl Başlanır?

Arıcılık Nasıl Yapılır?

Tarım Bakanlığı tarafından son yıllarda verilen genç çiftçe hibe desteği arasında arıcılık faaliyetinin yer almasıyla birlikte ülkemizde özellikle genç kesime yeni bir iş alanı fırsatı da doğmuş oldu. Arıcılık mesleği bu şekilde daha fazla ilgi uyandırmakla birlikte insanların kafasında arıcılık nasıl yapılır,  arıcılığa nasıl başlanır gibi konularda araştırma oranı gittikçe artmaya başladı. Peki arıcılık nasıl yapılır , arıcılığa nasıl başlanır gelin hep birlikte kısaca okuyalım.

Arıcılığa yeni başlayan
 birisinin öncelik olarak arıcılık hakkında bilgi edinmesi gerekir. Halk eğitim merkezlerinin düzenlemiş olduğu arıcılık kurslarına katılarak arıcılıkla ilgili genel bilgileri elde edebilirsiniz. Bu imkanları öncelik olarak kullanmayı ön plana alabilirsiniz. Arıcılık kursu sonunda sizlere arıcılık belgesi de alırsınız. Arıcılık faaliyetine başlamak adına yüksek sermayeler gerekmemektedir. Eğer sektörde kendinizi tutturursanız ve ürününüzü doğal olarak üretip piyasanızı oluşturursanız aslında oldukça karlıdır.

Kayıtlı bir arıcı olabilmek için öncelikle üzerine bir işletme açmak gereklidir. Bu da tarım il ve ilçe müdürlükleri tarafından arıcılık kayıt sistemine kayıt olmaktır. Buradan işletme numarasını alırsınız. Bu işletme numarası arıcının arılığının işletme numarası ve bunun konumu ile alakalı bilgi verilmesidir. Orman işletme müdürlüğünde de konaklama yapılan yerin orman olduğuna dair izin alacaksınız.

Arıya konaklama izni sağlarsınız. Tarım bakanlığı da bu orman konaklama belgesini görerek bunu kayıt altına alır. Daha sonrasında kovan plakaları da arı yetiştiriciliği birliği tarafından sizlere verecekler. Kovan plakaları kovan miktarını belirleme amaçlı olarak tarım bakanlığı tarafından gerekli olacak bir işlemdir.

Arıcılar Birliğine Kayıt İşlemi

Tıpkı küçükbaş ve büyükbaş hayvanlardaki kulak küpesi gibi plaka oluyor ve kayıt altında olmaktadır. 30 kovanın üstünde arısı olan arıcı arıcılar birliğinde aktif arıcı olarak kayıttadır. Nerede ikamet ediyorsanız oradaki arıcılar birliğine kayıt olursunuz. 30 kovanın altında arısı olan arıcılar ise arıcılar birliğinde pasif arıcı olarak kayıttadır fakat aktif arıcıya verilen haklara onlarda sahiptir. Pasif arıcılar yalnızca aidat ödemesi gerçekleştirmezler.

Arılara bakmak ve kontrol etmek için gerekli olan bazı kriterler vardır. Arının çalıştığı saatlerde hava sıcaklığının 15 derecenin üstünde olduğu, rüzgarın ve yağışın olmadığı havalarda arının meraya gidebildiği saatlerde arı bakabilmek kolonilerin rahat bir biçimde kontrol edilmesi bakımından avantaj sağlar. Arıcı arılığa gitmeden önce kolonya, parfüm gibi arıları rahatsız eden kokular sürmemelidir. Çok geç saatlerde kovana bakmak uygun değildir. Çünkü bu saatlerden sonra artık tarlacı arılar kovana döner. Arıların bu saatlerde saldırma eğilimi daha fazladır. Maskesiz olarak kesinlikle kovan açılmamalıdır ve körük kullanılmalıdır. Arıları kontrol ederken panik ve aceleci davranılmamalıdır. Sakin hareket ederek bakılırsa arılar fazla saldırma eğilimi göstermezler.


Arıcılığa Nasıl Başlanır?


Arıcılık yapma konusunda öncelikle kapsamlı bir araştırma yaparak, arıcılık kurslarına katılarak teknik bilgiler öğrendikten sonra uygulamaya koyulabilirsiniz. Ancak uygulama aşamasında da teknik detayların daha iyi anlaşılabilmesi için arıcılık ile ilgili kitapların okunması fayda sağlayacaktır. Günümüzde arıcılık konusunda televizyonda faydalı programlar yapılmaktadır. Bu programların takip edilmesi ve uzman kişilerin tavsiyelerinin de not alınması sizin bilgilerinizin artmasını sağlar.

Arıcılık ile ilgili yaşadığınız yerde arı konusunda bilgili olan insanlardan sosyal ortamlardan faydalanarak ta bilgi alabilirsiniz. Her işte olduğu gibi bu işin de acemilik dönemi olacaktır. Ancak tavsiye olarak hiç bilgisi olmayan kişilerin 2 3 kovan ile işe başlamalarını ve çoğaltarak bu işi ilerletmelerini öneririz. İşte arıcılığa nasıl başlanır, arıcılık nasıl yapılır sorusunda arıcılık kursuna katılıp birçok şey öğrenebilirsiniz.


Özellikle sonbahar ve yaz ayılarında faaliyeti yoğun olan bir uğraştır. Genelde iş arı yılı etrafında dönmektedir. Dışarıda uzun bir süre zaman harcarsınız ve böceklerden de korkmamanız gereklidir. Arılar ile arıcı arasında karşılıklı bir biçimde ilişki sürer. Yazın arıların ürettiği ürünler arıcılar tarafından toplanır ve karşılığında ise kışın arılara yetecek kadar stok bırakılır ve beslenir. Arıcının en önemleri görevleri arasında ise varroa akarı ile bilinçli bir biçimde mücadele etmektir. Arı yetiştirme işi acemi bir arıcı açısından olağan bir durum değildir. Bu iş genelde büyük ölçekli arıcılar aracılığı ile faaliyete geçirilmektedir. Öncelik olarak sağlıklı kolonilerin yetiştirilmesi esastır. 

Organik Arıcılık Nasıl Yapılır

Organik bal ile konvansiyonel bal arasında büyük fark olduğundan dolayı organik balın üretim biçimi çok farklıdır. Eğer bir arıcı olarak organik arıcılık nasıl yapılır sorusunu merak ediyorsanız öncelikle Tarım Bakanlığı tarafından yetki sahibi olan organik sertifikasyon firması sözleşmesi konusunda bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Daha öncesinde normal olarak üretim yaptığınız kovanlar organik geçiş sürecine geçer. Kovanlardaki mum ve petekler organik olanlar ile değişir. Boyalı olan kovanların yerini paslanmaz çelikten malzemeler ve boya olmayan ahşap kovanlar alır. Bu geçiş süreci ise ortalama olarak bir yıldır. Firma bazı durumlara göre bu süreyi uzatır. Geçiş sürecinde elde ettiğimiz ürünler ise organik ürün niteliğinde pazarlanamaz.


Yürürlükte yer olan mevzuat niteliğinde organik arıcılık yetiştiriciliği konusunda uyulması gereken kurallar:


1. Geçiş süreci

2. Arıların orijini

3. Kolonilerin yer aldığı bölge

4. Arıların beslenme şekli

5. Arı malzemelerinin özelliği

6. Hastalıklara karşı alınan önlemler

7. Kontrol ve sertifikasyon işlemleri

Organik Arıcılığa Geçiş Aşaması


Geleneksel arıcılıktan organik arıcılık üretimine geçiş süresi ortalama olarak 1 yıldır. Fakat tarımsal üretimin yapılmadığı alanlarda ise geçiş süreci uygulanmamaktadır. Geçiş süreci boyunca kovandaki peteklerin ekolojik olarak elde edilen balmumundan yapılması gerekir. Ekolojik petek ise ancak boş çerçeve vererek organik üretim alanında yapılması sonucu oluşur.

Eğer ekolojik olmayan petek kullanmaktaysanız , analiz yaptırıp kalıntı olmadığını belgelemeniz gerekmektedir. Geçiş sürecinde elde ettiğimiz arı ürünleri ise organik arı ürünü olarak nitelendirilmemektedir. Arı orijini ise arıların bölge koşullarına adaptasyon kapasitesi, hastalıklara karşı dayanıklılıkları göz önüne alınarak belirlenmelidir. Organik şekilde üretim gerçekleştirilen işletmeler tarafından suni oğul alımı yaparak ya da konvansiyonel üretim gerçekleştirmekte olan işletmelerden organik petekli çerçevelerin alarak ile arı kolonileri elde etmeliyiz.


Yönetmeliğin koşuluna göre ana arı ihtiyacı suni dölleme ya da konvansiyonel üretim yaptığımız kolonilerden %10 kadar alınarak kullanırız. Ana arı yenilenmesi yapılırken yönetmelik eski ananın öldürülmesine izin verir.

Organik Arıcılık Yeri Şartı


Organik arıcılık yapacağınız alan asgari olarak uçuş çapı 3 km olmak üzere 1 yıl öncesinden kontrole alınmaktadır. Şehir merkezi, sanayi bölgesi, maden işletmesi, enerji santrallerine en az 3 km uzaklıkta ve ana yollara ise en az 1 km uzaklıkta olması gerekir.


Kovanların konulduğu yerlerde yeterli miktarda polen ve nektarın olması ile birlikte temiz su kaynağının bulunması gerekir. Kimyasal mücadele yapılan alanlarda ise organik arıcılık yapılması söz konusu değildir. Arıların kışı geçirebilmesi adına kovan içerisinde yeteri miktarda bal ve polenin bırakılması gerekir. İklim koşullarının kötü gitmesi sonucunda ise kolonilerin suni yollarla beslenmesine izin verilmektedir.

Bu besleme şekli ise organik olarak ürettiğimiz bal ile yapılmaktadır. İklim koşulları nedeniyle bal donması hızlı ise şeker şurubu ile beslenmesine izin vardır. Suni besleme şekli ise ancak nektar akımından en az 15 gün öncesinden bitirilmelidir. Kovanları doğal malzemelerden yapmalı, kimyasal boya kullanma yerine propolis ya da bitki boyaları kullanılmalıdır.


Kabarmış olan petekleri güveden korumak adına kimyasal ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Güve ile mücadele olarak en iyi yöntem ise soğuk hava depolarında muhafaza etmektir. Organik olarak elde ettiğimiz ürünler ile geleneksel olarak elde ettiğimiz ürünlerin ayrı depolanması gerekir. Depolanma sırasında yine kimyasal ilaçlara başvurmamak gerekir. Bütün tedbirleri almamız halinde yine de kolonilerde hastalık ya da zararlılar var ise tedavisi hızlı bir şekilde yapılmalıdır.

Arıcılıkta kullanacağız ilaçların prensipleri:


1. Türk ilaç kodeksine uygun olmalı

2. Tedaviye uygun olması kaydı ile kimyasal içerikli ilaçların yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemlerine başvurun

3. Bu mücadelelerin yetersiz kalması halinde veteriner sorumluluğunda kimyasal ilaçlar kullanılabilmektedir.

4. Varroa hastalığı var ise formik asit, laktik asit, okzalit asit vb. kullanın.





İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu